13/9/2008 - KAPATILMISTIR
MHP GENEL BAŞKANI DEVLET BAHÇELİNİN TALIMATIYLA İSTANBDULDA MAHALLELERDE BULUNAN TÜM OCAKLAR KAPATILMISTIR ARALARINDA OCAĞIMIZ ESENYALI ÜLKÜ OCAĞIDA BULUNMAKTATIR...
01.05.2008
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
4/4/2008 - BAŞBUĞUM'UZ ANIT MEZARDA ANILDI.
YOKLUĞUNDA ANLADIK VARLIĞININ KADRİNİ..!!
Sensiz Geçen 11 Yıl... Dile Kolay Başbuğum Lakin,Sen Gel Bize Sor, Ve Hatta Mİllete Sor,Yurda Sor..!! Zor,Başbuğum Sensizlik Her Geçen Gün Daha Zor. Yerin Boş,Yerin Dolmuyor. Yokluğunda Anladık Varlığının Kadrini... Gittiğinde Yüreğimiz Çok Yandı, Yokluğunda O Yangın Artık Arşa Dayandı Çünkü Senin Yokluğunda Gördük Biz, "TÜRK'üm Demenin Nerdeyse Suç Sayıldığını..!! Senin Yokluğunda Gördük Biz, Gefletin Bu Denli Yayıldığını..!! Yokluğunda Millete Çokluğu Dayattılar, "Babalar Gibi"Deyip Nemiz Varsa Sattılar. Yokluğunda kırıldı,Al Bayrağın Direği, Yine Hala Yanmakta,Anaların Yüreği...
 YOKLUĞUN ZOR BAŞBUĞUM
Yokluğunda Her Şey Bizi Üzüyor Hainler Dağda Değil,Tahtta Geziyor Karıştı Ak'la Kara,Her Yanımız Sis Artık İhanet Nobel Aldı,Sadakat Hapis artık..!! Şehidin Adı "Kelle" Kahpenin Adı "Sayın" Başbuğum;Halimizi,Varın Bundan Anlayın..!! Öyle Özledik ki Başbuğum Seni "Çizmeyi Aşma"Deyip Parlamanı Özledik "Ne Mozaiği Ulan"Dİye Gürlemeni Özledik. Ürkek Değil,O Erkek Duruşunu Özledik Masalara Yumruğunu Vuruşunu Özledik
İŞTE BU ÖZLEMİN 11.YILINDA SENİ MİLLETÇE ARIYOR SENİ RAHMETLE ANIYORUZ BAŞBUĞUM.
4 Nisan 2008 Ankara BeşTepe Ülkücüler Başbuğ'un Huzurunda Birleştiler Dostları Sevindiren Düşmanları Titreten Binlerce Kişi..!! Başbuğ Türkeş'i Rahmetle Andılar...

Herkes Bilsin ki; Bu Ülkede Çiçekte Biziz,Meyvede Biziz,Özde Biziz Alpaslan Türkeş'i Başbuğ'u Devlet Bahçeli'yi Lider Ocakları Teşkilat Bellemiş,Ezberlemiş İhanetide,Sadakatide En İyi Bilen Türk Milliyetçileriyiz... Başbuğum Sen Huzur İçinde Uyu Bizdeki Senle Biz Yaşıyoruz Ve Seni;Yaşatıyoruz.. DUALAR TEKBİRLER SİZE BAŞBUĞUM HAKKINI HELAL ET BİZE BAŞBUĞUM...
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
29/3/2008 - BAŞBUĞ HAYATI
Başbuğun Nufus Cüzdanı
Başbuğ, aslen Kayseri'nin Pınarbaşı İlçesi'nin Yukarı (Büyük) Köşkerli Köyündendir. Oğuz Türkmenleri'nin 24 boyu arasında olan Avşarlar'ın "Koyunoğlu" ailesine mensuptur.
Anne ve Babası
Başbuğ, ailesinin 1860 yılında bir toprak kavgasından dolayı dönemin Osmanlı Sultanı Abdülazziz' tarafından, Kayseri'den Kıbrıs'a sürgün edilmesinden dolayı, 25 Kasım 1917 tarihinde, Lefkoşe'nin, Haydar Paşa Mahallesi Kirlizade sokağının 13 numaralı mütevazi bir evinde dünyaya gelir. Ailesi, Başbuğumuza "Ali Arslan" ismini verir...Annesinin adı Fatma Zehra Hanım, babasının adı Ahmet Hamdi Beydir.
Başbuğ, 4 yaşındayken Lefkoşe'de Sarayönü İlkokul'una gönderilir. Arhocalarından dından gelen Rüştiye yıllarında (ortaokul) bir çok değerli Türklük ve Türkçülük hakkında feyz alır. Hocalarından Osman Zeki Bey, Başbuğumuzun ismini ortaokul yıllarında "Alparslan" olarak değiştirir Kız Kardeşi Dervişe ile Birlikte 1925
O yıllarda İngiliz işgali idaresi altında olan Kıbrıs'tan, yurt ve hürriyet hasreti sebebiyle aile göç etmişler ve İstanbul'a yerleşmişlerdir. Küçük yaşlardan itibaren Askerlik mesleğine büyük sevgisi olan Başbuğ, 1933 yılında Kuleli Askeri Lisesi'ne girmiş, büyük başarı göstererek 1936 yılında bu liseden mezun olmuş ve Harp Okulu'na geçmiştir. 1939'da Harp Okulu'ndan mezun olarak Piyade Astteğmen rütbesiyle Ordu'ya katılmıştır. Orduda hizmetleriyle muntazan terfi etmiştir. Harp Akademesi imtihanını kazanarak Harp Akademisi'ne girmiştir. Başarılı bir eğitim sonucu Kurmay Subay olarak mezun olmuştur.
1948'de Genel Kurmay tarafından açılan imtihanları kazanmış ve bütün eğitim dönemlerindeki başarıları da dikkate alınarak Amerika'ya tahsile gönderilmiştir. Oradaki Piyade Okulu'nda ve Amerikan Harp Akademisi'nde tahsil görmüş ve bu okulları da iyi derecede bitirmiştir.
1955'de Kurmay Binbaşı olan Başbuğ, Amerika'da (Washington) bulunan "Daimi Grup" nezdinde Türk Genel Kurmayı'nın temsil Hey'eti üyeliğine tayin edilmiştir. 1957 yılı sonuna kadar bu vazifeyi başarı ile ifa etmiştir. Başbuğ bu süre içerisinde Amerikan Üniversitesi'ne (Üniversty of America) devam etmiş ve uluslararası ekonomi "İnternational Ecenomic tahsili gömüştür.
Daha sonra yurda dönen Başbuğ, 1959'da Almanya'ya, Atom ve Nükleer Okulu'na gönderilmiş, bu okulu da başarı ile bitirmiştir. 27 Mayıs 1960 tarihine kadar Avrupa'da muhtelif NATO toplantılarında ve askeri manevralarında Türk Genel Kurmayı temsilcisi olarak bulunmuştur. 27 Mayıs 1960'da, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gerçekleştirdiği İhtilal hareketi içerisinde bulunmuş, Milli Birlik Komitesi üyeliği yapmış, bu arada 14 arkadaşı ile birlikte yurtdışına gönderilene kadar, Başbakanlık Müşteşarlığı görevini yürütmüştür. 13 Kasım 1960'da, Hükümet Müşaviri olarak Hindistan'a (Yeni Delhide) gönderilmiştir. Başbuğ, 815 günlük sürgün hayatından sonra, 22 Şubat 1963 yılında Türkiye'ye döner. Tarih 25 Şubat 1963...Yurda dönmüş olan Başbuğ, Türk milletine hitaben bir mesaj yayımlar; "Ülkü ve inancımdan vazgeçmez bir insan olarak, 2 yıl önce aranızdan ayrılmış uzaklara gitmiştim. Bugün aynı iman ve azimle dolu Türk milletinin geleceği hakkında büyük ümitler taşıyarak, tekrar sizlere kavuşmuş bulunuyorum.." Tarih 31 Mart 1965... Başbuğun siyasi tercihi Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (C.K.M.P.) olur. Bu partiye kaydını yaptıran Başbuğ, öncelikle parti mefettişliği görevini üstlenir. Tarih 31 Temmuz 1965... Bu tarihlerde Ankara'da olağanüstü büyük kongresini yapan Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'nde Başbuğ parti genel başkanlığına seçilir. Başbuğ, Ankara milletvekili olarak ile defa 22 Ekim 1965 tarihinde yemin etmiştir. Tarih 8-9 Şubat 1969... Bu tarihler arasında Adana'da toplanan Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi, olağanüstü kongresinden parti adı Milliyetçi Hareket Partisi (M.H.P.) ve sembolü de 3 Hilal olarak değiştirilmiştir 1965 yılından itibaren Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'nin, 1969 yılından itibarende Milliyetçi Hareket Partisi'nin programının temelini oluşturan 9 IŞIK Doktrini, zamanla giderek geliştirilmiştir. İlk dönemde Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'nin Gençlik Kolları, "9 IŞIK Yürüyüşleri" düzenleyerek, kamuoyunun dikkatlerini çekmeyi ve ilkeleri tanıtmayı başarmışlardır. Başbuğ, 1967 yılında Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi büyük kongresinde yapmış olduğu konuşmada, 9 IŞIK temel ülkülerini ortaya koymuştur. | Tarih 12 Eylül 1980... Türk Silahlı Kuvvetleri ülke yönetimine el koyar. 16 Ekim 1981 tarihinde Milli Güvenlik Konseyi kararlarıyla MHP kapatılarak mallarına el konulmuştur. 29 Nisan 1981 tarihinde ise, Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkücü Kuruşlar hakkında soruşturma sonrasında, 945 sayfalık bir iddianame ile MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası açılmıştır. MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası, 5 yıl 11 ay 8 gün sürmüş, 33 duruşmaya sahne olmuş ve 7 Nisan 1987'de neticelenmiştir. Başbuğ, 27 Mayıs 1983'te Mevki Askeri Hastenesi'ne kaldırılmıştır. 4 yıl ,5 ay, 28 gün tutuklu kalan Başbuğ, tutuklu kaldığı gözönünde bulundurularak tahliye edilmiştir. 12 Eylül 1980 sonrası Milliyetçi Harket Partisi'nin ilk partileşme girişimi, 7 Temmuz 1983'te kurulan Muhafazakar Parti'dir.
30 Kasım 1985... Muhazafakar Parti birinci büyük kongresinde, Muahafazakar Parti'nin adı, Milliyetçi Çalışma Partisi olarak değiştirilmiştir. Eski parti amblemi yerinede, kırmızı bir zemin üzerinde beyaz bir hilal ve etrafında 9 IŞIK'ı temsilen sıralan 9 yıldızdan
oluşan yeni amblem kabul edilmiştir. 6 Eylül 1987 tarihinde yapılan referandumla, 12 Eylül'ün getirdiği yasaklar son bulmuş, 20 Eylül 1987'de büyük bir tören ile, Milliyetçi Çalışma Partisi'ne katılmıştır. 4 Ekim 1987'de ikinci olağanüstü kongresinde Milliyetçi Çalışma Partisi'nde, yapılan oylama sonucunda oy kullanan 210 delegenin tamamının oylarını alan Başbuğ, partinin genel başkanlığına seçilir. 29 Aralık 1991'de Milliyetçi Çalışma Partisi'nin yapmış olduğu üçüncü olağan kongresinde partiler birleştirilmiş ve ittifakla Başbuğ parti genel başkanlığına seçilmiştir. 24 Ocak 1993 tarihinde toplanan dördüncü Milliyetçi Çalışma olağanüstü kongresinde, Milliyetçi Çalışma Partisi'nin isim ve amblemi değiştirilerek, Milliyetçi Hareket partisi ve genel başkanı da Başbuğ olur. 5 Ağustos 1965 tarihinden beri, getirildiği genel başkanlık görevini 30 yıldır aynı camianın liderliğini birlikte yürüttürmek suretiyle ulaşılması zor bir başarıyı elinde bulunduran Başbuğ, 4 Nisan 1997 saat 22:45'te hayata gözlerini yumdu...


|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
23/3/2008 - HZ. MUHAMMED (S.A.V)
 Peygamberimiz Fil vakasından 50 gün sonra,Rebiullevvel ayinin on ikinci Pazartesi günü,tan yeri ağarırken, Mekke`de doğdu.
PEYGAMBERIMIZ DOĞDUĞUNDA BAZI HADISELER VUKU A GELDI Peygamberimiz doğduğunda bazı hadiseler vuku a geldi,bunlardan bazılarını söyle sıralayabiliriz:Peygamberimiz ,Anadan Sünnetli ve göbeği kesik olarak doğdu. Peygamberimiz doğarken, çocukların yere düştükleri gibi düşmeyip ellerini ,yere dayamış başını semaya kaldırmış olarak doğdu.Peygamberimiz doğduğu zaman ,bir yıldız doğmuş ve bilginler, bu yıldızın doğduğu gece,Ahmed doğmuştur Dediler.Bir çok Yahudi Alimi Tevrat tan inceleme ile peygamberimizin bu gecede doğduğunu yakınlarına bildirmişlerdir. Peygamberimiz doğduğu gece Kisranin sarayından on dört şerefe yıkıldı İranlıların,bin yıldan beri hiç sönmeden yanan Atesgedeleri sönüverdi.Save Gölünün suyu çekildi.Sema ve Vadisini su bastı.Iran Sahi, Arapların, ülkesini istila edeceğini rüyasında gördü,ve telaşa düştü.
PEYGAMBERIMIZIN BABASI HZ.ABDULLAH Peygamberimizin babası Hz. Abdullah Kureyş’in ileri gelen delikanlılarından idi. Güzel yüzlü,iki gözü arasında peygamberlik nurunu taşıyordu.Mekkenin bütün genç kızları onunla evlenmek için can atarlardı.Babasına o kadar itaatliydi ki babasının izinden hiç çıkmazdı.Hatta birinde babası Abdulmuttalip Allaha dua etmiş ve ``Allahım eğer bana on erkek evladı verirsen onlardan birini senin için kurban edeceğim``demiş ,on evladı olunca da Allaha verdiği sözü tutmak için oğlu Abdullahı kurban etmek istemiştir.Oğlu Abdullah babasına itiraz etmemiş ve boyun eğmiştir Etraftan yapılan eleştirilerle oğlunu kurban etmekten vaz geçmiş onun yerine 100 Adet Deve kurban etmiştir. Hz. Abdullah hz. Amine ile evlendikten Kısa bir müddet sonra gittiği ticaret kervanından dönerken yolda hastalandı. Medine’de dayısı Beni Adiy bin. Neccarin yanında bir ay hasta aldıktan sonra vefat etti.Hz. Abdullah vefat ettiği zaman Peygamberimiz henüz Anne karnında altı aylıktı.
PEYGAMBERIMIZIN SÜT ANNEYE VERILISI Yeni doğan çocukları süt anneye vermek; Kureyş ve sair Arap eşrafının adeti idi. Bu da; kadınların kocaları ile daha iyi meşgul olmalarını ve çocuklarında ,özellikle ,havasının güzelliği, rutubetinin azlığı ve suyunun tatlılığı ile tanınan yerlerde yasayan şerefli kabileler arasında, sağlam vücutlu,siki etli, cesaretli yetişmelerini ve düzgün, pürüzsüz konuşmayı öğrenmelerini sağlamak içindi. Mekke çevresinde ve Harem içinde oturan kabilelerden Süt annesi olanlar, her yıl iki defa, yaz ve güz olmak üzere Mekke`ye gelirler,çocukları alıp götürürlerdi. Peygamber efendimizi(A.S) Ben`i Sa`d b.Bekr kabilesinden Süt annesi Halime hatun götürdü. Peygamberimizin Süt kardeşleri şunlardır:: Abdullah b. Haris,Üneyse binti.Haris,Şeyma bint-i Haris. Peygamberimizi Yetim olduğu için Arap kadınları kabul etmemiş; sadece kabilesine götürecek çocuk bulamayan Halime, eli bos gitmemesi için peygamberimizi kabul etmişti.Peygamberimizi aldıktan sonra Halime ve Ailesinin yaşam tarzı bir anda değişti. Bunlardan bazılarını Halimenin dilinden dinleyecek olursak; Halime Hatun der ki;`` İçinde bulunduğumuz kuraklık ve kıtlık yılında hiç bir şeyimiz kalmamıştı. Ben, kır merkebimin üzerinde idim.Yanımızda, yaşlı bir devemiz vardı,bize bir damla süt vermiyordu.
Üzerinde bulunduğum merkebin ağır yürümesi yol arkadaşlarımı çileden cıkartıyordu.Nihayet Mekke’ye varıp emdirilecek oğlan çocukları aramaya başladık. İçimizden hiç bir kadın Muhammedi almak istemiyor,ondan uzak duruyorduk. Çünkü, bizler emdireceğimiz çoçuğun babasından bahisse kavuşmayı ve ondan armağanlar almayı bekliyorduk. Bir ara Muhammed in dedesi Abdulmuttaliple karşılaştım,bana; İsmin nedir ?diye sordu. Halime dedim. Bana;Ey Halime! Benim yanımda bir yetim çocuğum var onu emzirmek için Beni Sa`d kabilesi kadınlarına teklif ettim öksüz olduğu için kabul etmediler. Sen kabul eder misin? Ben ,``bana biraz müsaade ette kocama bir danışayım``dedim. Hemen kocamın yanına döndüm,ona haber verdim. Kocam izin verince Muhammedi aldım. Muhammed bize gelince,evimiz öyle bereketlendi ki kocam la hayretler içinde kaldik.Sütü çekilmiş olan devemizde sütler fazlaca akmaya, zayıf olan merkebimizi,yolda başka hiç bir binek hayvan geçememeğe,davarlarımıza inen süt hiç bir davara inmemeye başladı. Peygamberin Çocukluğu daha değişikti. Daha iki Aylık iken,her tarafa yuvarlanmaya çalışıyordu.Üç Aylık olunca Day durmaya çalışıyordu.Dört Aylık olunca, duvara tutunup yürüyordu.Beş Aylık olunca bir yere tutunmadan yürüyebiliyordu.Altı Ayı tamamlayınca, yürümeyi hızlandırmıştı.Yedi Aylık iken her tarafa gidebiliyor,koşabiliyordu. Sekiz Aylık iken,konuşuyor,konuşulanı anlayabiliyordu.On Aylık iken Ok atabiliyordu. İki Yılı doldurduğu zaman,oldukça, iri ve gösterişli bir çocuk olmuştu.Onu Annesine götürdük, Amma,biz,Onun yüzünden gördüğümüz hayır ve bereketten dolayı, Yanımızda bir müddet daha tutmaya çok istekli bulunuyorduk.
HZ.AMINENIN MEDINE ZIYARETI VE VEFATI Hz. Amine Peygamberi de yanına alarak Medine’deki Neccar oğullarından olan Dayılarını ziyarete gitti. Orada peygamberle, bir ay kadar misafir oldular. Yahudi kavmi peygamberimizi orada görünce onu devamlı kontrol edip hal ve hareketlerine dikkat ediyorlardı. Hz. Amine Yahudilerin Peygamberimiz hakkında takındıkları tavırlardan korkmaya başladı Ve acilen Mekke ye dönmek için yola koyuldular. Hz. Amine, Mekke’ye gelirken, yolda hastalanıp Evba köyünde durakladi.Başucunda duran Peygamberimizin yüzene baktı.Sonra da söyle hitap etti: ``Ey çekilen dehşetli ölüm okundan, Allah in lutfu ve yardımı ile yüz deve karşılığında kurtulan zatin oğlu!Allah, Seni,mübarek ve devamlı kilsin! Eğer rüyada gördüklerim doğru çıkarsa,Sen Celal ve bol ikram Sahibi tarafından,Adem oğullarına helal ve haramı bildirmek üzere gönderileceksin! Allah, Seni milletlerle birlikte devam edip gelen putlardan, putperestlikten de, esirgeyecek,alıkoyacaktır. Her canlı varlık ölecektir. Bende öleceğim.Fakat temelli anılacağım Çünkü, temiz bir oğul doğurmuş,arkamda hayırlı bir anı bırakmış bulunuyorum demiştir. Ve hz. Amine Ebva da vefat etti.Hazret-i Amine vefat ettiğinde 30 yaşlarında idi. Dünyada,böylece Babasız ve Annesiz kalan Peygamberimizi,yüce Allah,hamisiz bırakmadı: Önce dedesi Abdulmuttalibin yanında, sonra da amcası Ebu Talib-in yanında kaldı. Peygamberimiz, sekiz yaşına kadar,Dedesi Abdulmuttalibin yanında,sekiz yaşından sonra da Amcası Ebu Talib-in yanında kaldı.
PEYGAMBERIMIZIN TICARET HAYATINA ATILISI Kureyşliler, öteden beri ticaretle uğraşırlardı. Ticaretle uğraşmayanların ise,ellerinde hiç bir şeyleri bulunmazdı. Peygamberimizin de, hazreti Hatice hesabına ticarete başlamadan önce, ticaretle uğraştığı olmuştur. Nitekim, Said b.Ebu Saib, Islamiyetten önce Peygamberimizin ticaret ortağı idi.Peygamberimizin,ticaret yapmak için, sermayesi olmadığından,hazreti Hatice peygamberimizi ücretle tuttu ve Kureyşilerden tuttuğu, başka bir zatıda, Peygamberimizin yanına kattı. Hazreti Hatice yapacağı her sefer için, Peygamberimize, ücret olarak genç ve yiğit birer erkek deve veriyordu. Peygamberimiz, Hazreti Hatice`nin ticaret Malını Şam`a götürmek için ,ilk defa dört tane erkek ve genç deveye anlaştılar. Peygamberimizle Kervan halkı Şam`a gitmek için yola koyuldular: Şam topraklarından Busraya vardıklarında peygamberimiz orada getirdiği bütün malları çok karlı bir şekilde satıp alacaklarını aldıktan sonra,Mekke’ye yardımcısı olan Meysele ile birlikte geri döndü.
PEYGAMBERIMIZIN EVLENMESI Peygamberimiz hazreti Hatice adına ticaret yaparken, Peygamberimizdeki harikulade halleri görmüş ve yardımcısı Meysele ile Peygamberimize evlilik teklif etmişti. Peygamberimiz bu teklifi kabul ederek Kureyşlilerin en soylu kadınlarından olan hazreti Hatice ile evlendi.
PEYGAMBERIMIZIN COCUKLARI Peygamberimizin, hazreti Haticeden,iki erkek çocuğu,dört kız çocuğu doğmuştur Isimleri şöyleydi: Kasim, Abdullah, Zeynep,Rukayye ,Ümmü Külsüm,Fatima ve Cariyesi Mısırlı Maria`dan doğan Ibrahim`dir.
KABENIN KUREYŞILERCE YENIDEN YAPILISI VE PEYGAMBERIMIZIN HAKEMLIGI Bir Kadın, Kabe Hareminde buhurdanlıkta Öd ağacı yaktığı sırada , buhurdanlıktan sıçrayan bir kıvılcımdan Kâbenin kat kat olan örtüsü tutuşup tamamı ile yanmış, bu yüzden duvarlar da her taraftan gevşeyip çatlamış bulunuyordu. Zaman, zaman sahilden gelen sel baskınları ilede Kâbenin tabanı ve duvarları da iyice yıkılacak duruma gelmişti.
Bunun icin,Kureysliler Kabenin duvarlarını onarıp sağlamlaştırmak ve üzerinede,tavan çatmak istiyorlar,fakat, yıkmağa kalkarlarsa azaba ugrayabileceklerinden korkuyorlar,aralarinda meşvere ediyorlardı.
Am bu sırada Rum tüccarlarından birisine Ait olan inşaat malzemesi yüklü bir gemi Cüdde sahillerinde parcalandi,bunu fırsat bilen Kureyşliler aralarında yardımlaşarak bu batan gemiden Kabe inşaası için gerekli malzemeleri almış oldular.Ve Kâbenin inşaatına başladılar. Hacerül Esved taşı yerine konulacağı zaman kabileler ,birbirleriyle anlaşamadılar. Hatta işi okadar ilerlettiler ki aralarında kavga yapmaya çok az bir zaman kaldı. Kureyşiler, Bu iş üzerinde, dört veya beş gece durdular. Sonra Kureyşin yaşlılarından Ebu Ümeyye b. Mugire bir teklifte bulundu;
Teklifine göre ,mescidin kapısından giren ilk kişi bu taşı koymak için hakem olacaktı. Bütün kavmin uluları bu teklifi kabul ettiler. Tam bu sırada peygamberimiz içeri girdi, bütün kureyşliler el çırparak El-Emin`in hakemligine razıyız dediler. Peygamberimiz de hakemlik yaparken bütün kabilelerden birer kişi alarak Hacerul Esved-i bir beze koydurdu,ve onu konulacak yere getirttikten sonra besmele çekerek kendi elleriyle Hacerul-Esvedi yerine koymuş oldu.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Sene bindokuzyüz doksan yedi, aylardan Nisan başı
Tarihin şahit olduğu, bu ilk beyaz gözyaşı.
Bozkurtlar ağladıkça, nasıl da ağlıyor gökler
Ya Allah Bismillah, Allahuekber, Allahuekber!
Kocatepe görmemiş böylesi bir cemaat!
Kesilmiyor tekbirler kesilmiyor selavat
Türklüğün çarpan kalbi, Kocatepede durmuş,
Başbuğun bozkurtları, can evinden vurulmuş...
Kategoriler
1-ISLAMIYET2-BASBUG 3-TURK-ISLAM4-ATATURK5-SEHITLERIMIZ6-DOKUZ ISIK7-ULKUCULUK8-TURKCULUK9-TURANCILIKBOZKURTKIZIL ELMA
Arkadaşlarım
|